Web'te Türkçe

emineninelinden

Hakkımda

Mutfağa olan ilgim beni bu siteyi hazırlamaya yöneltti.Sizlerle paylaşımda bulunmak beni mutlu edecek.İnşallah paylaştıklarımla sizlerde mutlu olursunuz.


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Cihangir

Kategoriler


Arkadaşlarım


Blogcu Yardım
yaren76
illedeyemek
kizilciksurubu
yenitadlar

Zeytinyağlı biber dolması

Malzeme listesini vermeden hemen tarife geçmek istiyorum:

 

Yapılışı:

  • Dolmalık biberlerin içleri temizlenir ve yıkanır.
  • Yemeklik doğranmış soğan ve dolmalık fıstıklar sıvıyağda biraz pembeleşene kadar kavrulur.
  • 1 yemek kaşığı biber salçası,nane,karabiber,yedibahar,tuz ve kuşüzümü eklenir
  • Sonra yıkanmış ve süzülmüş pirinç eklenir.
  • Birazda böyle kavrulur.Sonra 1 su bardağı kadar su ve dereotu eklenir.
  • Suyun hepsini çekmeden ocaktan alınır.Çünkü iç biraz sulu kalırsa sonuç daha güzel oluyor,dolmanın içinde sert pirinçler kalmıyor.
  • Biberler çatalla veya bıçakla delinir.İç biberlerin içine birazda boşluk bırakılarak doldurulur.
  • Tencereye dizilir.Ağızlarına doğranmış domateslerden birer tane konur.
  • Dolmaların hizesını geçmeyecek şekilde su konur.(Eğer su yetmezse sonradan eklenebilir.Bne öyle yapıyorum yani suyu bittikçe ekliyorum tane tane olsun diye...)Birazda üzerine zeytinyağ gezdirilir.Tuz atılır.Kısık ateşte pişmeye bırakılır.
  • AFİYET OLSUN...

Tarih: 10:25, 1/12/2007 Kategori: Ana yemekler
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

Tereyağlı Çipura

Sağlıklı olsun diye kızartmanın dışında balığı farklı şekillerde yapıp tüketmeye çalışıyorum.Tereyağda zannedersem sağlıksız ama az tüketilirse bence bir mahsuru yoktur diye düşünüyorum..Valla harika oluyor denemenizi tavsiye ederim.İşte tarifim:

  • Temizlenmiş ve yıkanmış balıkların kafaları ve kuyruk kısımlarından alınır.Teflon tavaya konur.
  • İçlerine,yanlarına,üzerlerine tereyağ parçacıkları,tuz ve dilerseniz pulbiber konur.Kapağı kapatılır kısık ateşte pişmeye bırakılır.
  • Bir süre sonra balıklar derilerini,kenarlarındaki kılçıklarını bırakacaktır.İşte o an geldiği zaman çatalla yavaş yavaş,balıklar dağılmadan deri ve yanlardaki kılçıklar alınır.
  • Piştikten sonra(kızarmasını beklemeyin kızarmıyor,beyaz kalıyor)tabağa alınır,yanında salata ve limonla servis yapılır.

Yandaki salata benim haşlanmış karnabaharla yapmış olduğum uydurmasyon bir salatyadı ama sonuç güzel oldu :)Tabi balığın yanına en çok yakışan brokoli salatasıdır.Gönlünüz hangisini arzu ederse...

Ben balık demişken balığın faydalarından söz etmeden geçmek istemiyorum ve sizlerle şu bilgileri paylaşmak istiyorum:

 

''Balık yemekten vazgeçmeyin''
Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için haftada iki öğün balık yenmesini tavsiye ediyor.


Balıktan alınacak omega-3 yağının sağlığa büyük faydaları var.
Araştırmalar, balık yemenin kalp hastalıklarından ölüm riskini yüzde 36 oranda azalttığını ortaya koyuyor.
Ayrıca omega-3, anne karnındaki bebeğin ve küçük çocukların beyin gelişimini olumlu etkilediğinde hamilelere ve annelere balık yemeleri tavsiye ediliyor.
Yağlı balığın daha fazla omega-3 içermesi nedeniyle de sağlığa daha yararlı olduğu çalışmadan çıkan bir başka sonuç.
Uzmanlar, sağlıklı bir yaşam için haftada iki öğün balık yenmesini tavsiye ediyor.

------------------------------------

Balığın taze olup olmadığını anlamak için ilk olarak gözlerine bakmak gerekiyor. Gözleri büyük, dolgun, nemli, parlak ve şişkin olan balık tazedir. Gözleri donuk, kuru ve içine çökmüş balık satın alınmamalı.

İkinci olarak solungaçları kontrol edilebilir. Solungaçları temiz, kırmızı, parlak olan balık tazedir. Satın alınacak balığın solungaçlarında grilik ve yapışkan bir sıvı olmamalı.

Balığın karnı da sert ve düz olmalı, yumrulu ya da sarkık olmamalı, derisi ise parlak ve nemli olmalı. Kuru ve donuk renkli balık lezzetini kaybetmiş olabilir.

Balığın insan sağlığına faydaları

Balık eti yüksek kaliteli protein, omega 3, omega 6, vitamin ve mineral içermesi açısından besin değeri yüksek bir gıda maddesi.

Balık insanların gelişiminde ve özellikle küçük çocukların zeka gelişimi ile dengeli beslenmesinde önemli bir yer tutuyor.

Balık; protein, A, K ve B grubu vitaminleri ile iyot, fosfor ve çinko bakımından zengin mineraller içeriyor. Kılçık kısımları ile birlikte yenilebilen balıklar ise iyi bir kalsiyum kaynağı. Kalp sağlığı için önemli olan iyi huylu kolesterolün (HDL) artışını sağlayan omega 3 yağ asitlerini içeriyor.

Balıkta püf noktalar

Balık tatlı suda bekletilmemeli, üzerine tuzlu su dökülmeli. Tuzlu su lezzeti artırır.

Dondurulmuş balık kullanılacağı zaman sirkeli suya konulmalı.

Balık tava yaparken, tavanın tabanının düz olması gerekli.

Tavada balık pişirilirken, yağ iyice kızmadan balıklar tavaya konulmamalı. Aksi takdirde balıklar tavaya yapışır ve dağılır.

Eti yumuşamış balığı, sirke ilavesi ile haşlarsanız, diriliği ve kokusu değişir.

Balık kokusunu evlerden ve kullanılan gereçlerden çıkarmak için önce soğuk suyla yıkayıp, sonra sirke veya limon ile ovalanmalı.

-----------------------------------------------------------

Her balık her mevsimde bulunmaz

Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye onlarca balık türünü barındırıyor.

Ancak her balık farklı mevsimlerde tutuluyor. Barbunya-tekir yılın her mevsiminde her denizde bulunurken, hamsi kış aylarında Karadeniz ve Marmara`da, kırlangıç, Ege ve Marmara`da yakalanıyor.

Hazırlanan balık haritasında yer alan bazı çeşitler ve nerelerde bulundukları şöyle:

Barbunya-tekir, yılın her mevsiminde her denizde bulunabiliyor. Bu tür, tava ve ızgara şeklinde pişiriliyor.

Akdeniz`de bütün yıl boyunca tutulabilen `çipura` Karadeniz ve Marmara`da kışın balıkçıların ağlarına takılıyor. Çipuranın tava ve ızgarasının dışında buğulaması da tercih ediliyor.

Karadeniz`e has tür olan hamsi, Marmara`da da yakalanıyor. Hamsinin ızgarası, buğulaması ve köftesi yapılıyor.

Şubat ve mayıs arasında Marmara`da, kışın Akdeniz`de bulunan iskorpitin çorbası da yapılıyor. Barbunya-tekir gibi her dönem bulunan istavrit, tava ve ızgara şeklinde sofraya konuyor.

Pahalı bir balık türü olan kalkan, Marmara ve Karadeniz`de yaşıyor ve kış aylarında tutuluyor.

Kefal, Ege ve Akdeniz`de bütün sene boyunca bulunuyor. Kılıçbalığı, yazın Marmara`da yaşarken, kışın Ege ve Akdeniz`e göç ediyor.

Çorbası yapılan türlerden kırlangıç, Karadeniz ve Akdeniz`de bulunmuyor. Senenin 8 ayında Karadeniz`de yaşayan mezgit, buğulama, tava ve ızgara olarak pişiriliyor.

Kış mevsiminde tutulan balıklardan lüfer de mezgitle aynı şekilde pişiriliyor. Balık sezonu boyunca en fazla tüketilen türler arasında ilk sıralarda yer alan palamut, Karadeniz ve Marmara`da yaşıyor. Aynı bölgelerde bulunan uskumrunun dolması da yapılıyor. 

----------------------------------------------------

Haftada en az bir kez balık yemek yaşlanmaya bağlı zihinsel faaliyetlerdeki düşüşü en az üç-dört yıl yavaşlatıyor. Archives of Neurology isimli dergide yer alan bir araştırmanın sonuçlarına göre, balık ağırlıklı diyet uygulayanlar yaşlılıkta daha keskin bir zekaya sahip oluyor.

ABD deki Rush Üniversitesi den Clare Morris, "araştırma sonucunda haftada bir kez balık yiyenlerin düşünme kabiliyetlerindeki düşüşün yılda yüzde 10 oranında yavaşladığını, haftada iki kez balık yiyenlerde ise oranın yüzde 13 olduğunu gördük" dedi.

 

 


Tarih: 14:00, 25/11/2007 Kategori: Ana yemekler
Yorum (5) | Yorum yaz | Bağlantı

Lahana Sarması

TOKSİN ATARAK YENİLENİN
Kaynamakta olan yarım litre suda 5-6 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan, 10 dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte haşlayın. Sabah ve akşam şeklinde günde 2 kez aç veya tok karnına birer su bardağı için. Bu işlemi 5 gün boyunca ve her seferinde yeniden hazırlay__ak devam edin. 3 gün ara verip, yeniden 5 günlük bir kür daha uygulayın. 10 günlük kürün bir yıl boyunca 4 kez yapılmasını tavsiye ediyorum. Kürün yapılmaya başlandığı 2. veya 3. gününde vücudunuzun terlediğini ve özellikle yüz kısmında yağlı olduğunu fark edeceksiniz. Endişelenmeyin, bu yağla birlikte toksinleri de attığınızı gösterir. Bu kürü uygularken daha sık banyo veya duş yapmalısınız. Ne kadar çok toksin atarsanız vücudunuz o kadar fazla kendini yeniler.

Sağlıklı olmak istiyorsak beslenmemize dikkat etmek zorundayız.Ben böyle dediğimde ''amaaan boşversene sağlıklı yaşayanlar ölmüyormu sanki''diyorlar bana bende şunu savunuyorum Evet hepimiz ölücez ama neden bize verilen sürede daha kaliteli bir yaşam sürmeyelim ki...Hep söylerlerdi de hiç umursamazdım meğerse dedikleri gibi SAĞLIK GİBİSİ YOKMUŞ!...

 

Şimdi gelelim tarife..

Malzemeler:

1 orta boy lahana
1 su bardağı pirinç

1 su bardağı bulgur
2 orta boy soğan

1-2 Domates

1-2 Yeşil biber

Sarımsak
1 yemek kaşığı nane
1 çay kaşığı pul kırmızı biber
1 çay kaşığı yedibahar
1 yemek kaşığı domates salçası

1 yemek kaşığı biber salçası
1 tatlı kaşığı tuz
Sıvıyağ(Miktarı isteğe göre)

Limon

 

Hazırlanışı:

Lahanaların yapraklarını ayırdıktan sonra geniş bir tencerede haşlayın.

Haşalanmış lahanaların ortalarındaki sert kısımları keserek sarmaya hazır hale getirin.

Domatesleri ve biberleri,soğanları küçük küçük doğrayın.Diğer iç malzemelerinide katarak karıştırın.

Lahanaları dilediğiniz büyüklükte keserek hazırlamış olduğunuz içle sarın.

Düdüklü tencereye dizip sarmaların üzerini geçmeyecek şekilde su koyun.Sıvı yağ gezdirin.Pişirin...

Limonlada servis yaparsanız bu iş tamamdır...Afiyet olsun... 


Tarih: 21:06, 19/11/2007 Kategori: Ana yemekler
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->