Web'te Türkçe

emineninelinden

Hakkımda

Mutfağa olan ilgim beni bu siteyi hazırlamaya yöneltti.Sizlerle paylaşımda bulunmak beni mutlu edecek.İnşallah paylaştıklarımla sizlerde mutlu olursunuz.


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Cihangir

Kategoriler


Arkadaşlarım


Blogcu Yardım
yaren76
illedeyemek
kizilciksurubu
yenitadlar

İÇİMDEN GEÇENLER...


SEVGİLİ HAYAT DOKTORUM’A

 ‘Hocam yine kanserim çok korkuyorum’ diye sizi koridorda çevirdiğim günü hiç unutmuyorum...Evet yine kanserdim ...Kayserideki lanet olası doktora güvenmeyip kendi kendime yaptırdığım tahliller sonucu yine yakalamıştım hayatı kıyısından...Telefonda bana ‘bi sorun yok ama Emine hanım yinede siz bilirsiniz Ankaraya gitmek konusunda serbestsiniz’diyerek başından atmıştı beni annelik hayallerimi elimden alarak ve beni tekrar o siyah günlerin ortasında bırakarak...Evet Ali hocam, benim sevgili hayat doktorum işte sizi o zaman buldum...Aslında sizinle öyle uzun uzun filanda konuşmuşluğum yok, siz kısa ve öz konuşursunuz...’’TÜMÖR VAR hemen ameliyat edicem yatışını yapın’’...gibi cümleler aslında o kadar çok şey anlatır ki...Çıktık yanınızdan eşimle, yine zorlu bir yolculuk başlıyordu, ikimizde farkındaydık...Ve ben işte o gece hastanede karar verdim daha güçlü olmaya...İnsan bir şeyleri 2. kez yaşayınca daha da farkına varıyor gerçeklerin...Ben o gece karar verdim bu hastalığı yenmeye ve Allahımın izniylede tam 3 yıl 21 gündür uğramadı o lanet olası düşman topraklarıma : )

Biz eşimle hastanelerde paylaştık bir çok duyguyu ve hastanelerde büyüttük beklide birbirimize olan sevgimizi... Ah benim canım eşim,fedakar eşim...Diyorum ki bazen bir insan bu kadar şey yaşarda bir kere oooff demezmi diye...Demedi...Evliliğimizin 10. ayında tanıştığımız bu hastalıkla benimle beraber 4 buçuk yıldır savaşıyor...Bugün Allahım beni ona bağışladı ama bir evlat sahibi olma şansını elinden aldı...Bunda da bir hayır vardır diyerek  o kocaman inançlı yüreğiyle sarıldı yine bana...

        Umutlarımı tekrar yeşerten hayat doktorum,Ali Hocam...Hani kalbin ağrır gidersin kalp doktoruna ve tedavi eder kalbini...İşte sizde benim hayat doktorumsunuz ve hayatımı iyileştirdiniz...Şu an öyle güzel bakıyorum ki hayata ufacık şeylerden bile çok mutlu oluyorum,aldığım her nefese şükrediyorum,hiç ağlamıyorum örneğin yada ağlamaya değer bulmuyorum o şeyleri...Oysa ne çok ağlardım eskiden...Arkadaşlarım beni gözümden akan o kacaman damlalar yüzünden çizgi film kahramanlarına benzetirlerdi...Küçük bir kızın hayata kaprisleriymiş meğerse onlar...Şimdi kapriste yapmıyorum,doya doya yaşıyorum hayatı,seviyorum yaşamayı...Bana bu duyguları katan bu hastalık benden anneliğimi aldıysada aynı zamanda belkide yerine kimsesiz ve benim olmayan bir bebeğe verebileceğim kocamaaan,sevgi dolu bir yürek verdi...Ona sesleniyorum bazen ‘minik meleğim bizi çok bekletme emi’’...Hayal ediyorum onu, o yumuk yumuk ellerini,o minicik suratını...Rüyalarımda görüyorum öylesine bana benziyor öylesine benim ki...Her sabah içimde dahada büyüyen bir annelik duygusuyla uyanıyorum...İşte şu an olduğu gibi artık güzel duygular akıtıyor benim o kacaman gözyaşlarımı...  

Benim kızım Ali dedesini mutlaka tanıcak J Görünmesede hayatları dolduran o koskocaman Ali dedeyi...Siz anne olabileyim diye çok uğraştınız hocam ama olmadı gibi gözüksede inanın ben ANNEYİM...Bu duygum o kadar büyük ki kendimin olmasa bile kimsesiz bir meleğe iyi bir anne olacağım,size söz veriyorum...Allah size sağlıklı ve hayırlı bir ömür versin diye hep dua ediyorum benim sevgili hayat doktorum,Ali Hocam...

                                                       28.06.2009


Tarih: 23:27, 3/8/2009 Kategori: Benden nameler
Yorum (6) | Yorum yaz | Bağlantı

İŞTE BUDA BENİM HAYATIMIN EN SİYAH GÜNLERİNİN ÖYKÜSÜ...

Evliliğimin 10.ayıydı…Eşimle güzel bir tatil yapmayı planladığımız güzel yaz günlerinin başlangıcıydı…Şimdi biraz daha başa dönüp anlatmak istiyorum:

Güzel geçen üniversite yıllarımın ardından işsizlik sorunuyla karşı karşıya kalmıştım..Sürekli KPSS sınavına hazırlanıyordum ve yinede başarılı olamıyordum..Sanki hayatımda tek önemli olan şey öğretmen olmaktı,sanki onun dışında olan her şey anlamsızdı…2004 yılında dünyalar iyisi bir insanla evlendim…Mutluydum…Ama mutluluğumun kısa süreceğini bilmiyordum..Eşiminde yardımlarıyla gecemi gündüzüme katarak ders çalışıyordum…Amacım belliydi,üniversite okumuştum ve öğretmen olmalıydım…Sınavın stresinin hat safhaya ulaştığı dönemlerden birinde bende bir takım ağrılar olmaya başladı…Doktora gitmekten nefret eden ben çevremdekilerinde ısrarıyla doktora gittim.Yumurtalıklarımda bir kist çıktı.Ama doktor büyük olasılıkla önemsiz olduğunu ameliyatımıda sınavdan sonra olabileceğimi söyledi..O arada ben birkaç gün sonra aynı zamanda hamile olduğumu öğrendim…Dünyalar bizim oldu.Doktor birde bize bu bebekle birlikte kistin kaybolabileceğini söyledi…Mutlu olmamak elde değildi…Bu heyecan içinde sınavımı başarıyla tamamladım…Sınav iyi geçmişti,yıllardır beklediğim öğretmen olma hayallerime kavuşmak üzereydim…Temmuz ayında sınavıda hallettikten sonra memleketimiz olan Nevşehir’e döndük.Kistin akıbeti ile ilgili Kayseride bir doktora gittik.Doktor bize her şeyin yolunda olduğunu,bebeğimin kalp atışlarının başladığını ve bebek 3 aylık olduktan sonra ufak bir operasyonla kisti alacağını söyledi…Çok mutluydum..Ama bu mutluluğum uzun sürmedi..Çünkü doktordan ayrıldıktan 1-2 saat sonra bebeğim yaşamaktan vazgeçmişti bile…Biz eşimle yine her şeyin düzeleceğini,en azından bu kistten rahatlıkla kurtulabileceğimi daha sonrada bebeğimizin olacağını düşünerek kendimizi rahatlatmaya çalışıyorduk…Ve ben o dönemde doğru doktoru bir türlü bulamıyordum,sürekli doktor araştırıyorduk…En sonunda iyi bir doktor bulduğumuza inandık ve ona gittik…Bize kistin patladığını,acilen ameliyat olmam gerektiğini söyledi…Hastaneye yatış yaptık ve ben inanılmaz acılar içinde kıvranıyordum…Ve o ilk ameliyat anı gelip çatmıştı…1 Hafta sonra patoloji sonuçlarını almaya eşimle gittiğimizde hayatımın dönüm noktası olacak haberle karşılaştım…Eşimin ağlamaklı gözlerinde olacakları görmüştüm sanki…Kanserdim…Eşimle boş boş yürümeye başladık…Nereye gittiğimiz yada gitmemiz gerektiğini daha doğrusu hiçbirşeyi bilmiyorduk…Bu benim hayatta ağlayamadığım,tıkandığım ilk olaydı…Çokta kolay ağlardım oysaki…Ama düğümlendim kaldım işte…Yaşamaya devam edecekmiydim?Ne kadar ömrüm kalmıştı?O güzel eşimle daha paylaşacak güzel günlerim varmıydı?Kafam karmakarışıktı…Kayınpederim ve kayınvalidem hemen koştular yanımıza ama bu durum hiç kimsenin dindiremeyeceği kadar acıtıyordu canımı…Ya annem,babam,kardeşlerim…Onlar nasıl dayanacaklardı bu acıya…Babam zaten kanser hastalığını bir defa yenmişti…Benimlede başarabilecekmiydi bu savaşı kazanmayı…İnsanın kendi canını değilde sevdiklerini kaybetmesi en zorudur bence…Nasıl dayanırlardı onlar bu acıya?2 gün sonra tekrar ameliyat olacaktım ve işte o zaman belli olacaktı her şey…Kanser nerelerimi sarmıştı?O lanet olası hücreler vücudumun ne kadarını sarmıştı?Herşeyin en kötüsünü düşünüyordum nedense…Hiç güzellikler gelmiyordu aklıma…Bu arada canım arkadaşım Dilek de gelmişti hemen yanıma İsa ile birlikte...O da saklıyordu gözyaşlarını ama ne çare...Hepimiz içimize akıtıyorduk gözyaşlarımızı..Çok ağrıttım onların başınıda ''iyileşecekmiyim Dilek kurtulacakmıyım,İsa sonuçlar nasıl herşey yolundamı???'' diye..Buradan çoook teşekkür ediyorum bana bıkmadan yılmadan ''iyi olacaksın Emine herşey düzelecek''diyenlere..Sevdikleriminde desteğiyle güle oynaya girdim 2. ameliyatıma…Yinede hala gülebiliyordumya helal olsundu bana J Ameliyat iyi geçmişti…Ayılırken ben ‘’yaşayacakmıyım???’’diye mırıldandığımı hiç unutmuyorum…Ki cevap ‘’sen hiç merak etme çocuğun bile olacak’’olmuştu…Evet yaşayacaktım,sonuç temizdi,Kanserli doku sadece kistin içinde kalmıştı…Buna rağmen kistinde patlamış olmasından dolayı tek yumurtalığımı almıştı doktor…Benim sevgili doktorum!Hastane süreci başlamıştı.İnsanlar tanıdım,dostluklar kurdum,her şeyden önemlisi o hiç dışarı çıkamadığım hastane günlerimde bir çok şeyin değerini dahada iyi anladım…O dönemde başladı mutluluk oyunum…Gülüyordum,konuşuyordum ama bir türlü inanamıyordum her şeyin iyi olduğuna.Sanki ben ölecektimde herkes bana yalan söylüyordu…Bir yandan da patoloji sonucunu bekliyorduk sonuçlardan kesin emin olmak için…O sonuçtan 2 gün önce KPSS sınavının sonucu açıklandı.Hastanede yatıyordum.Evet artık öğretmendim ve aynı zamanda da kanser…Oysa ne kadar çok isterdim öğretmen olmayı,sanki hayatta tek önemli olan öğretmen olmaktı…Meğer ne kadar da yanılmışım,meğer ne kadarda yanlışmış bazı şeylerin peşinden saplantılı bir şekilde koşmak…Bir şeyi bu kadar çok istemek…Oysa o şey ne kadar da önemsizmiş aldığım nefesin yanında…Her şeyi daha iyi anlıyordum artık…Bu arada Almanyada olan annem geldi ziyaretime…Canım annem…Hastanede iki büklüm karşıladım onu…Beni karşısında öyle görmek onu ne kadar yıktı kimbilir…Sarıldık ve işte o an ağlayabildim o kadar içten…’’Anne beni kurtar dercesine’’’…Sanki onun kollarına ilk sarıldığım anda her şey yoluna girecekti…Ama olmadı…Yinede hep ‘’yaşayacaksın kızım,kurtulacaksın bu dertten’’diyordu…Babamsa beni sürekli arayıp ‘’yeniceksin kızım ben nasıl başardıysam sende başarıcaksın’’diyordu…Ah o babam…Hastalığım süresince o bana yandı bende ona…Kendi acımı taşıyabiliyordum da birtürlü taşıyamıyordum onların bana duydukları acıyı…Bu canımı dahada çok yakıyordu…25 günlük hastane hayatından sonra ilk kürümüde alıp döndüm Nevşehir’e…Memleketime…Herkes ben birazcık mutlu olayım diye ellerinden geleni yapıyordu…Ki bende mutlu olmak için elimden geleni yapıyordum ama olacaklarada engel olamıyordum…Teyzemlerle şakalaşırken saçlarım elime tutam tutam gelmeye başlamıştı bile…Ama onlar beni o ilk seferinde kandırmayı başarmışlardı…Ya sonrası…Bunda kaçış yoktu madem dökülecekti bu saçlar,madem yürek buna dayanmıyordu aldı eline eşim makinayı,kazıdı saçlarımı kökünden,hafiflemiştim sanki göz görmeyince gönül katlanırdı meselesi…Toplam 4 kür almıştım…Bayağıda yıpranmıştım…Eşim Adıyaman’da görevine başlamıştı ve bana o dönemde ablamlar baktı…Ama benim aklım hep eşimdeydi,ne yerdi o ne içerdi?Ve ben onunla yaşamaya daha doyamamıştım ki...Sonunda kemoterapi bitti.Benim tayinim Nevşehir’çıktı…Öğretmenliğe başlayacaktım artık.Evimizide buraya taşıdık.Herşey yoluna girmeye başlamıştı…Ama tabi ben her ay doktora gitmeye devam ediyordum…Ve bir kist daha…Hastalığım tekrarladı..Bir çocuk sahibi olabileyim diye tek yumurtalığımı koruyan doktor beni tekrarlayan tümörden koruyamamıştı…Ki o noktada ben hastalığımın tekrarladığını kendim yaptırdığım tahliller neticesinde keşfettim..Ama benim o sevgili doktorum önemsiz olduğunu yinede benim rahat etmem açısından Ankaraya gidebileceğimi söyledi..Yani kısacası beni başından attı.Keşke beni ilk aşamada tüp bebeğe yönlendirseydi diye hep geçer aklımdan…Artık 3.ameliyatımı Ankarada oldum…Ve bu ameliyattan çıkışımda mırıldandığım şey şuydu’’neremi aldılar,çocuğum olacakmı?’’ydı…Sonuç yine iyiydi.Tümör yayılmadığı için doktor sadece tümörü temizlemiş ve bebek için bize bir şans daha vermişti…Ve bu sefer kararlıydım,yaşayacaktım,bu illet hastalığı kendimden üstün görmeye devam edersem ben yenik çıkıcaktım bu savaştan…Kendimi toparladım ve bu kez gerçekten daha güçlü hissediyordum kendimi…6 kür daha aldım…Bu sefer tek iyi yanı saçlarımın dökülmemesiydi…Kemoterapiden hemen sonra Ankaradaki doktorum beni tüp bebeğe yönlendirdi.İlk tüp bebek denemesinde sadece 1 yumurtayla hamile kaldım ama normal değildi başıma gelen bu seferde boş gebelikti…Doktorum bunun bile olmasına inanamadı…Dünyada 2.vaka olduğumu bile söyledi bana…Sonuç olarak ben bu arada birde kürtajla tanıştım…Toparlandım ve bir tüp bebek denemesi yapıldı ve sonra bir kez daha denedik…Bu 2. ve 3. seferlerinde hiç yumurta oluşmamaya başladı…Ben artık menopoza giriyordum…Ama olsun önemli değildi ki…Ben Allahtan önce sağlıklı bir hayat istiyordum ve olacaksa daha sonra bir bebek…Bu arada evlatlık için başvurumuzu bile yaptık…

Sonuç olarak ben şu an mutluyum,huzurluyum ve her şeyden önemlisi sağlıklıyım…Ha bu arada hormonlarım normale döndü artık menepoz da değilim…Ve doktor hala bir çocuk sahibi olabileceğimi söylüyor…Yani umutların peşinden koşmaya hala devam ediyoruz…Sonuç ne olur bilmiyorum ama inşallah her şeyin hayırlısı olur…Ben bu öykümü bir umudun peşinden daha gitmenin arefesinde yazıyorum…Çünkü yarın yine Ankara yolculuğum başlıyor…
(Dedim ya en siyah günlerimdi diye...Evet o günler benim en zor günlerimdi ama yeni tanıdığım ve iyiliklerini asla unutamayacağım insanlar umutlarımı hep yeşertti o zor günlerimde...Mualla ablacığım,Hasan abiciğim ve hastane personelinden tanıdığım diğer güzel insanlar...Sizleri tabiki de unutmadım...Allah kimseleri hastanelere düşürmesin,eğer düşersekte hep sizin gibi yüreği kocaman insanlarla karşılaştırsın...)


Tarih: 12:19, 26/8/2008 Kategori: Benden nameler
Yorum (11) | Yorum yaz | Bağlantı

SUDE VE ÇAĞRI(((Bunlar tam bir su hastası...)))




Tarih: 11:28, 14/8/2008 Kategori: Benden nameler
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->