SEVGİLİ HAYAT DOKTORUM’A
‘Hocam yine kanserim çok korkuyorum’ diye sizi koridorda çevirdiğim günü hiç unutmuyorum...Evet yine kanserdim ...Kayserideki lanet olası doktora güvenmeyip kendi kendime yaptırdığım tahliller sonucu yine yakalamıştım hayatı kıyısından...Telefonda bana ‘bi sorun yok ama Emine hanım yinede siz bilirsiniz Ankaraya gitmek konusunda serbestsiniz’diyerek başından atmıştı beni annelik hayallerimi elimden alarak ve beni tekrar o siyah günlerin ortasında bırakarak...Evet Ali hocam, benim sevgili hayat doktorum işte sizi o zaman buldum...Aslında sizinle öyle uzun uzun filanda konuşmuşluğum yok, siz kısa ve öz konuşursunuz...’’TÜMÖR VAR hemen ameliyat edicem yatışını yapın’’...gibi cümleler aslında o kadar çok şey anlatır ki...Çıktık yanınızdan eşimle, yine zorlu bir yolculuk başlıyordu, ikimizde farkındaydık...Ve ben işte o gece hastanede karar verdim daha güçlü olmaya...İnsan bir şeyleri 2. kez yaşayınca daha da farkına varıyor gerçeklerin...Ben o gece karar verdim bu hastalığı yenmeye ve Allahımın izniylede tam 3 yıl 21 gündür uğramadı o lanet olası düşman topraklarıma : ) Biz eşimle hastanelerde paylaştık bir çok duyguyu ve hastanelerde büyüttük beklide birbirimize olan sevgimizi... Ah benim canım eşim,fedakar eşim...Diyorum ki bazen bir insan bu kadar şey yaşarda bir kere oooff demezmi diye...Demedi...Evliliğimizin 10. ayında tanıştığımız bu hastalıkla benimle beraber 4 buçuk yıldır savaşıyor...Bugün Allahım beni ona bağışladı ama bir evlat sahibi olma şansını elinden aldı...Bunda da bir hayır vardır diyerek o kocaman inançlı yüreğiyle sarıldı yine bana... Umutlarımı tekrar yeşerten hayat doktorum,Ali Hocam...Hani kalbin ağrır gidersin kalp doktoruna ve tedavi eder kalbini...İşte sizde benim hayat doktorumsunuz ve hayatımı iyileştirdiniz...Şu an öyle güzel bakıyorum ki hayata ufacık şeylerden bile çok mutlu oluyorum,aldığım her nefese şükrediyorum,hiç ağlamıyorum örneğin yada ağlamaya değer bulmuyorum o şeyleri...Oysa ne çok ağlardım eskiden...Arkadaşlarım beni gözümden akan o kacaman damlalar yüzünden çizgi film kahramanlarına benzetirlerdi...Küçük bir kızın hayata kaprisleriymiş meğerse onlar...Şimdi kapriste yapmıyorum,doya doya yaşıyorum hayatı,seviyorum yaşamayı...Bana bu duyguları katan bu hastalık benden anneliğimi aldıysada aynı zamanda belkide yerine kimsesiz ve benim olmayan bir bebeğe verebileceğim kocamaaan,sevgi dolu bir yürek verdi...Ona sesleniyorum bazen ‘minik meleğim bizi çok bekletme emi’’...Hayal ediyorum onu, o yumuk yumuk ellerini,o minicik suratını...Rüyalarımda görüyorum öylesine bana benziyor öylesine benim ki...Her sabah içimde dahada büyüyen bir annelik duygusuyla uyanıyorum...İşte şu an olduğu gibi artık güzel duygular akıtıyor benim o kacaman gözyaşlarımı... Benim kızım Ali dedesini mutlaka tanıcak J Görünmesede hayatları dolduran o koskocaman Ali dedeyi...Siz anne olabileyim diye çok uğraştınız hocam ama olmadı gibi gözüksede inanın ben ANNEYİM...Bu duygum o kadar büyük ki kendimin olmasa bile kimsesiz bir meleğe iyi bir anne olacağım,size söz veriyorum...Allah size sağlıklı ve hayırlı bir ömür versin diye hep dua ediyorum benim sevgili hayat doktorum,Ali Hocam... 28.06.2009
|